SON EKLENEN SORULAR
Gerçek arkadaşlar, hatalarımızı dile getirmekten çekinmezler. | 3581) Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
A) Dost başa, düşman ayağa bakar. B) Dost acı söyler. C) Dost kara günde belli olur. D) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
|
Fırat, Yasemin ve Oya bir aşçılık kulübü kurarlar. Haftada bir kez Oya’nın evinde buluşmayı kararlaştırırlar. İlk toplantılarında pasta yapmaya karar verirler. Fırat ve Oya, Yasemin’i şef seçerler. Yasemin “Ben, şef olmak istemiyorum! Niye benim şef olmamı istiyorsunuz ki?” deyince Oya “Çünkü sen annenle sık sık pasta yapıyorsun ve yemek yapma konusunda bizden iyisin.” der. | 3582) Bu metne göre arkadaşlarının Yasemin’i şef seçmek istemelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Başladığı işi kısa sürede bitirmesi B) Sorumluluk duygusunun gelişmiş olması C) Arkadaşlarından daha tecrübeli olması D) Pastacılıkla ilgili araştırmalar yapması
|
Müdür, parmaklarının ucuna basarak gelmiş; koltuğuna yerleşirken oturacağı yeri üflemişti. Oğuz onun yanında kaşları çatık, yüzü ciddi, hiç görmediği bir şeyi seyrediyormuş gibi bakıyordu. Selim’in sağ tarafında da Fatih, gövdesine gittikçe gömülen incecik boynunu bükmüş; kaşlarını kaldırmış, pırıl pırıl gözleriyle etrafı gözetliyordu. Bu esnada Selim, parmak kaldırarak gözlerime baktı: “Öğretmenim!” diye hafifçe bana seslendi. | 3583) Bu metinde anlatımı aşağıdaki kişilerden hangisi yapmaktadır?
A) Müdür B) Oğuz C) Fatih D) Öğretmen |
İlk resim sergisini 20 yaşındayken Mardin’de açtı. | 3584) Bu cümlede sözü edilen kişiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenir?
A) Birden fazla resim sergisi açmıştır. B) Hâlâ Mardin’de yaşamaktadır. C) Resim dışında başka sanatlarla da ilgilenmektedir. D) Yaşlandığı için resim yapmayı bırakmıştır.
|
Yaşlı adam, bastonunu sıkıca tutarak oturuyordu muayene odasının girişindeki koltuklarda. Yanındaki torunu, yaşlı adama kendisini nasıl hissettiğini soruyordu sürekli. Bir ara hemşire odadan çıktı, sırada bekleyen hastalara göz attı. Hastane gittikçe kalabalıklaşıyordu. Tam bu sırada “Doktor Bey, hastanız geldi.” diye bir ses duydum. Beni çağırıyorlardı. | 3585) Bu metinde anlatımı yapan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Doktor B) Torun C) Yaşlı adam D) Hemşire |
Yağmur, İstanbul’a garip bir kış serinliği getirdi. | 3586) Bu cümleden aşağıdakilerin hangisi kesin olarak çıkarılır?
A) Yağmurun kışın yağdığı B) İstanbul’da kışların sert geçtiği C) Yağmurun İstanbul’u serinlettiği D) Kışın İstanbul’a kar yağdığı
|
Alerji, yiyeceklerden havadaki toza kadar birçok maddeye insan vücudunun gösterdiği aşırı tepkilerdir. Kaşıntı, geniz akıntısı, hapşırık, deride kızarıklık gibi tepkiler bunlardan bazılarıdır. Tıp dünyası, vücudun gösterdiği bu tepkilerin nedenlerini tam olarak bulamamıştır. Bu rahatsızlığı ortadan kaldıracak ilaçlar yoksa da etkisini hafifletecek ilaçlar vardır. | 3587) Bu metinde “alerji” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Vücudu hassas kişilerde görüldüğüne B) Vücudun gösterdiği tepkilere C) Farklı maddelerden kaynaklanabildiğine D) Tamamen tedavi edilemediğine
|
Benim gençlik kitapları yazmaya başlamamda Oktay Akbal’ın “Düş Ekmeği” adlı romanı etkili oldu. Bunları yazarken lise yıllarımı, kendi sıkıntılarımı, ailemle olan ilişkilerimi hatırlamaya çalıştım. Arkadaşlarımın lise çağındaki çocuklarını inceledim uzaktan. Gençlik kitabı yazmaya başladığımda çalıştığım yayınevine haber vermedim. Beceremezsem bırakabilmek için... | 3588) Bu parçadan sözü edilen yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Başka yazarları taklit etmiştir. B) Gençleri gözlemlemiştir. C) Anılarından yararlanmıştır. D) Başarılı olacağından emin değildir.
|
Nasrettin Hoca, Türk kültüründe güldürücü özelliğiyle karşımıza çıkar. Kimi kaynaklar Akşehirli kimi kaynaklar da Sivrihisarlı olduğunu söyler. Nasrettin Hoca Azerbaycan’da Molla Nasreddin, Çin’de Afandi olarak bilinir. Fıkralarında karşımıza kimi zaman köylü, imam, kayıkçı kimi zaman da doktor, öğretmen, hâkim olarak çıkar. “Bindiği dalı kesmek, ipe un sermek” gibi deyimleri dilimize kazandıran da Nasrettin Hoca fıkraları olmuştur. | 3589) Bu parçada Nasrettin Hoca ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Nereli olduğunun kesin olarak bilinmediğine B) Fıkralarının hâlâ çok ilgi gördüğüne C) Başka ülkelerde farklı isimlerle tanındığına D) Bazı sözlerinin deyim olarak kullanıldığına
|
İnsanlar, her yerde çöp kutusu olmasına rağmen hâlâ yere çöp atıyorlar. Nereye baksam bir çöp görüyorum. Böyle yaparak sadece çevremize değil, kendi sağlığımıza da zarar veriyoruz. Çünkü çevreyi kirlettiğimizde bu, dolaylı olarak sağlığımızı da etkiler. | 3590) Paragraftan, aşağıdaki düşüncelerin hangisine ulaşılamaz?
A) Çevreyi kirletmek, insan sağlığına da zararlıdır. B) İnsanlar çevre konusunda duyarsızlık gösteriyorlar. C) İnsanlar, çöp kutusu olmasına rağmen yerlere çöp atıyorlar. D) Çevre kirliliğini önlemek için insanlar bu konuda eğitilmelidir
|
Avukat, her akşam iş çıkışında masasının üzerindeki dağınıklığı toplar; her sabah da saat sekize çeyrek kala bürosuna gelerek kaldığı yerden dosyaları incelemeye devam ederdi. Belleği çok kuvvetliydi. Bütün dosyaları ilk görüşte tanır, duruşmanın nerede kaldığını, neler söylemesi gerektiğini hemen hatırlardı. Dosyaları eline almasıyla bırakması bir olur, sadece göz gezdirmesi yeterdi. Gayretli, çalışmayı çok seven biriydi. Duruşmalarına tam zamanında giderdi. | 3591) Bu metne göre, aşağıdakilerden hangisi avukat için söylenemez?
A) Düzenlidir. B) Dakiktir. C) Sevecendir. D) Hafızası güçlüdür.
|
Mini mini dalgalarla Kıyılarda gezinmede ... Fakat huyu belli olmaz, Yaramazdır, hem de kurnaz. Kâh açılır enginlere, Birden coşar, tek duramaz; Vapurları sallar durur, Sahillere tekme vurur. Hasan Ali Yücel | 3592) Bu dizelerde, aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Martı B) Balık C) Can simidi D) Deniz |
(1) Yemek yapmak resim yapmaya benzer. (2) Ressamlar nasıl fırçalarıyla özgün resimler ortaya koyuyorlarsa, aşçılar da çeşitli malzemelerle özgün yemekler yaparlar. (3) Örneğin bir çorba yaparken kullanılacak malzemeler ve çorbanın nasıl sunulacağı önceden bellidir. (4) Dolayısıyla aşçılık da başkalarından çok daha farklı düşünmeyi gerektirir. | 3593) Numaralandırılmış cümlelerden hangisi, bu paragrafta verilmek istenen düşünceyle çelişmektedir?
A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 |
Bilinen fiziksel özellikleri dışında insan; sorar, sorgular, yanıtlar... İnsan, bir sözü çok çeşitli biçim ve anlamlarda söyleyebilir. Kısacası insan, bir söz ustasıdır. Söz insanın elinde büyük bir güçtür. Sözünü bilmek ise onu nerede ve nasıl kullanacağını bilmektir. | 3594) Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A) Sözden çok fiziksel özelliklerin dikkate alındığına B) Bir sözün nereye varacağını düşünerek konuşmaya C) Sözün insana kuvvet kazandırdığına D) Bir sözün birden fazla anlamda kullanılabileceğine
|
1. Atomlar, elektrik yüklü parçacıklardan oluşur. 2. Elektrik yükü, artı (+) ve eksi (-) olmak üzere iki çeşittir. 3. Yıldırım, eksi (-) elektrik yükünün bulutlardan yere, artı (+) elektrik yükünün de bulutlara doğru akmasıyla oluşur. 4. Yıldırımlı fırtınalar, benim düşünceme göre doğadaki en görkemli olaylardır. | 3595) Numaralandırılmış yargılardan hangisi, bilimsel verilere dayanmaz?
A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 |
“Spor salonuna her gün gitmeye çalışıyorum ama...” cümlesindeki “ama” sözcüğü düşünceyi farklılaştırmaktadır. | 3596) Buna göre cümlede üç nokta ile belirtilen yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) arkadaşlarım da benim gibi düşünüyor. B) gidemediğim günler de oluyor. C) sağlıklı yaşamak istiyorum. D) evimiz yeterince yakın.
|
İnsanlar, ilk kez karşılaştıkları kişilerle ilgili fikir edinmek için onların yüzlerine bakarlar. Sonra da konuşmalarını incelerler. Güler yüz, tatlı bir dille tamamlanırsa insana gönül kapıları açılır. Tatlı dil, sevimli görünmeyen yüzleri bile cana yakın kılar. Tatlı dile bütün gönül kapılarının açılması bundandır. | 3597) Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yeni tanıştığımız insanlara iyi davranmalıyız. B) Güzel söz söyleyenler çevresindekiler tarafından sevilir. C) Soğuk görünen kişiler isteklerini dile getiremezler. D) Düşüncemizi lafı dolandırmadan anlatmamız gerekir.
|
3598) “Onu bu düşüncesinden hiç kimse vazgeçiremez.” cümlesinde sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Geveze B) Telaşlı C) İnatçı D) Korkak |
3599) Herkesin aynı düşüncede olması iyi değildir, o zaman gelişme olmaz. Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aynı düşüncedeki insanlarla bir arada bulunmamak gerekir. B) İlerleme ancak farklı düşüncelerden doğar. C) Herkes birbirinin düşüncesine saygı göstermelidir. D) Farklı kişiliklerin bir arada olması hayatı zenginleştirir.
|
Bir gün karınca dereye düşmüş. Kurtulmak için çırpınırken oradan geçen bir güvercin karıncaya acımış. Gagasına aldığı çöpü uzatıp onu kurtarmış. Başka bir gün ormana bir avcı gelmiş. Elindeki tüfeği güvercine doğrultmuş. Bunu gören karınca, avcının ayağını ısırmış. Tüfek, avcının elinden düşmüş ve boşa patlamış. Böylece karınca da güvercinin hayatını kurtarmış. | 3600) Bu parça aşağıdakilerin hangisinin önemini anlatmak için yazılmıştır?
A) Yardımlaşmanın B) Hoşgörülü olmanın C) Sabırlı olmanın D) Doğruluğun
|
|