Forum | Sınıf Öğretmeniyiz Biz | Sınıf Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi | http://www.sinifogretmeniyiz.biz
Hediye Kampanyamız:En fazla puan toplayan 3 kişiye 400TL'lik hepsiburada hediye çeki hediye ediyoruz..

Beni Etkileyen Yazılar


G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (25.4.2013 10:53:01)

Ayakkabı boyacılığı yapan 3.sınıf öğrencisinin mektubu. Duygulanmamak mümkün değil sanırım
Ekler
-------------------------------------------

3.sinif.jpg (Gösterim:8)

-------------------------------------------


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(3): Burhan Şağban, Şeniz Karaşah, Ayşe Bengisu,
G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (26.4.2013 10:44:46)

Ortadoğu"da annesini kaybeden bir çocuğun hali, sözün tükendiği nokta...
Ekler
-------------------------------------------

280.jpg (Gösterim:2)

-------------------------------------------


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(2): Asi Prenses, Şeniz Karaşah,
Asi  Prenses
Aktif Üye - 3.Sınıf Öğretmeni
- (asiprenses)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (26.4.2013 10:48:42)

Galip öğretmenim gerçekten sözlerin tükendiği,gözlerin dolduğu,yüreğin parçalandığı nokta....


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(2): Şeniz Karaşah, G@lip G@lip,
G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (26.4.2013 11:03:26)

 Alıntı
Asi  Prenses demiş ki;  Galip öğretmenim gerçekten sözlerin tükendiği,gözlerin dolduğu,yüreğin parçalandığı nokta....

aynen öğretmenim, sözün bittiği yer. annenin yerini dolduracak başka biri yok

İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:
Şeniz  Karaşah
Bilge Üye - 1.Sınıf Öğretmeni
- (senizkarasah)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (26.4.2013 11:16:24)

Yüreklerin yanmaması üzülmemek elde değil En acı olanı da bunları insanlara yaşatanların hala görülmemesi, olaylara at gözlüğüyle bakılması, kendine yontulması ve bu zulmün Dünyada hala devam ediyor olmasıdır..

"Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer;
kötülük yapanlar yüzünden değil,
durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden."

Albert EİNSTEİN


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:
G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (26.4.2013 11:40:52)

 Alıntı
Şeniz  Karaşah demiş ki;  
Yüreklerin yanmaması üzülmemek elde değil En acı olanı da bunları insanlara yaşatanların hala görülmemesi, olaylara at gözlüğüyle bakılması, kendine yontulması ve bu zulmün Dünyada hala devam ediyor olmasıdır..

"Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer;
kötülük yapanlar yüzünden değil,
durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden."

Albert EİNSTEİN

bugün yanıbaşımızda, komşu ülkede devam eden savaşta yine en çok çocuklar yara alıyor. buna bizzat şahit oldum. sınır köylere gittik ve ordaki insanların içler acısı haline ve yaşam savaşına şahitlik ettim.
çıkarları söz konusu olanlar oradaki savaşa gözyummaya ve seyirci kalmaya devam ediyorlar.

İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:
G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (30.4.2013 11:53:43)

Kanuni Sultan Süleyman?ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister.

Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca?da ?Güneş ve Ay? anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan?dır.

Padişah kızını Rüstem Paşa?ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan?a deliler gibi aşıktır!
Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Üsküdar?a, Saray?ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii?nin temelini atar ve 1548?de bitirir.

Camiyi yaparken, eserine sanki ?etekleri yerleri süpüren bir kadının? dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı?da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul?un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan?a.

Cami küçücüktür.

Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır.

İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan?ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana.

İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar?daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart?ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin.

Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan?ın doğum günüdür.

Göreceğiniz manzaraysa şudur;

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar?daki camiinin ardından ay doğar!

Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.


İskender Pala


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(3): Mustafa A., Şeniz Karaşah, Burhan Şağban,
Mustafa  A.
Yönetim Ekibi - 4.Sınıf Öğretmeni
- (admin)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (30.4.2013 13:44:21)

Çok etkilendim gerçekten. Mimar Sinan bu kadar etkili eserler yaparken Mihrü Mah Sultandan ilham almış demek ki.

İmza:Sınıf Öğretmeniyiz Biz
Bu mesaja teşekkür edenler:(1): G@lip G@lip,
G@lip  G@lip
Uzman Üye - İlkokul Öğrencisi
- (galip_k)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (1.5.2013 00:19:46)


Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor.
?Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık. Kalıbı yaptık. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:
"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."
Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşasını anlatıyordu.

Bu mektup bir inşanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur
Ekler
-------------------------------------------

mrm.jpg (Gösterim:0)

-------------------------------------------


İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(1): Şeniz Karaşah,
Şeniz  Karaşah
Bilge Üye - 1.Sınıf Öğretmeni
- (senizkarasah)
Cevap:Beni Etkileyen Yazılar (1.5.2013 00:24:40)

Gerçekten çok zeki, ileri görüşlü ve sevgisini sanatıyla ifade edebilecek ender insanlardanmış Mimar Sinan.. Paylaştığınız için teşekkürler Galip öğretmenim..

İmza:
Bu mesaja teşekkür edenler:(1): G@lip G@lip,

HIZLI CEVAP (5 Üye Puanı)

Cevap Yazmak İçin Giriş Yapın veya Üye Olun
En yeni ve güncel etkinlikler için bizi takip edin