Hediye Kampanyamız:En fazla puan toplayan 3 kişiye 400TL'lik hepsiburada hediye çeki hediye ediyoruz..

Danıştayın Alan Değişikliği İptali Nasıl Uygulanmalı?

Danıştay 2.Dairesi Zihinsel Engelliler Öğretmenliği ve Teknoloji Tasarım Öğretmenliğine yapılan alan değişikliklerini iptal etmesini Ahmet GÜNGÖR değerlendiriyor.

AJANSKAMU.COM /Ahmet GÜNGÖR

Forumda alan değişikliğinin isteğe bağlı olması için birleşelim arkadaşlar.

-ÖZEL HABER-

Danıştay 2.Dairesi Zihinsel Engelliler Öğretmenliği ve Teknoloji Tasarım Öğretmenliğine yapılan alan değişikliklerini iptal etti. Şuan herkes bu mahkeme kararının nasıl uygulanacağını merakla bekliyor. Bakanlık tüm illere bir yazı göndererek yargı kararının uygulanmasının valiliklerin görevi olduğunu belirtmiş ve topu valiliklere atmıştır. Büyük ihtimal valiliklerde tekrar yazı yazarak görüş soracaktır bakanlıktan.

Hukuki açıdan bakıldığında iptal kararının anlamı iptal edilen idari işlemin tüm unsurlarıyla ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Yani bu iki alana geçen tüm öğretmenler eski görev yerlerine ve alanlarına atanmalıdır. Peki bu teknik olarak mümkün müdür? Çok açık ve net olarak üzerinden 1 yıl geçmiş ve birçok atama yapılmış bir işlemin iptalinin bu kadar basit olmadığını ifade etmek lazım.

Kaldı ki yargı kararları gerekçeleri dikkate alınarak uygulanır. Bu noktada Danıştay Zihinsel Engelliler Öğretmenliği konusunda açık kapı bırakmış. İptalin gerekçesi bu iki alana hiçbir eğitim almadan geçilemeyeceğidir. 540 saatlik saatlik Zihinsel Engelliler eğitimini alanların bu alana geçebileceği karar metninde açıkça yazmaktadır. Aynı şekilde 2012 yılından 2013 yılına atamaların üzerinden 1 yıl geçti. İlk atama, isteğe bağlı atama, özür grubu ataması vb. değişik atama türleri yapılarak öğretmen sirkülasyonu yapılmış her atama türünde bu alana geçen öğretmenler yeni haklar elde ettiler, yeni hukuki durumlar oluştu. Bu durum iptal kararının artık tek taraflı uygulanmasını imkansız hale getirmiştir. Örnek verelim: Bulunduğum ilde norm fazlası olarak resen ilçe merkezinden uzak bir köye ataması yapılan sınıf öğretmeni konuyu yargıya taşıyor. Yargı süreci devam ederken öğretmen alan değişikliği ile Zihinsel Engelliler Öğretmenliğine geçiyor ve başka bir köy okulunda göreve başlıyor. Özür Grubu atamalarında da eş özründen yeni alanıyla ilçe merkezine geliyor. Tabi bu arada Valilik öğretmen kendi isteği ile alan değiştirip tekrar ilçe merkezine geldiğinden davanın konusuz kalması için mahkemeye yazı gönderiyor. Şimdi bu öğretmene Danıştay kararı var, Alan değişikliğinden önceki okuluna ve alanına döneceksin demek hukuki midir? Hatalı işlem tesis ederek yargının iptal kararı vermesine neden olan bakanlık; ama bunun faturasını ödeyen ise bakanlığına güvenerek o zamanki yasal çerçevede alan değiştiren öğretmen olacak. Bu hem insanı hem de hukuki açıdan doğru değildir. Çok acı olan iptal kararı 14 temmuzda tebliğ edilmiş. 30 gün içinde uygulanmak zorunda bu öğretmen eğer 15 agustos itibarıyla eski görev yerine ve alanına atanmış olsa şuan özür grubu atamasında tekrar ilçe merkezine gelebilecekti. Ama zaten ilçe merkezinde olduğundan ve hala herhangi bir işlem yapılmadığından bu başvuru hakkı da elinden alındı. (bu örnek gerçektir, farazi değildir) Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Aynı şekilde illerarası yer değiştiren öğretmenler, eski görev yaptığı okulda boş norm olmayan öğretmenler için iptal kararını uygulamak nasıl olacak?

Şuana kadar birçok internet sitesinde konu sadece alan değişikliği iptal edildi bakanlık yazı yazdı herkes eski alanına ve okuluna dönecek denilmesinin ötesine geçmedi. İptal kararının verilmesine neden olanlarda, üyesi bu iptalden etkilenecek sendikalarda bu konuda öğretmenlerin mağduriyetini giderecek bir açıklama yapmadı. Bu yazıda malumun ilanından öte bir öğretmen olarak hem yargı kararının uygulanması hem de bu hatalı işlemin tesisinde hiçbir sorumluluğu olmayan öğretmenlerin mağdur edilmemesi noktasında nasıl bir yol izlenmeli konusunda düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Bu saatten sonra neler yapılmalı?

Öncelikle her il valiliği karardan etkilecek öğretmenleri tespit etmelidir. Zihinsel Engelliler Öğretmenliğine geçenler için iki seçenek sunulmalıdır. Birincisi 540 saatlik eğitimi tamamlayıp bu alanda kalmak isteyenler ve yeni alanından memnun olmayıp zaten eski alana geçmek isteyenler. (bakanımızın sözü vardı yazın alan değişikliği hakkı vereceğiz diye bu sayede kısmende olsa bu söz yargı kararı neticesinde yerine gelmiş olur.) 540 saatlik eğitimi alarak alanında kalmak isteyenlere hemen uzaktan hizmetiçi eğitim faaliyeti düzenlenip haftasonları ve mesai dışında bu eğitim verilip bu öğretmenlerimizin mağdur olması önlendiği gibi mahkeme kararı da yerine getirilmiş olunacaktır. Mahkeme kararları gerekçeleri dikkate alınarak uygulandığı için bu uygulama hiçbir sıkıntı yaratmaz. Kaldıki anadolu önceliği konusunda defalarca yargı kararı verilmesine rağmen bireysel işlemlerden öte bir uygulama yapmayan bakanlığımızın bu konuda tüm valiliklere yazı yazması dikkat çekicidir.

İkinci seçeneği tercih eden yani ben 540 saatlik eğitim almak istemiyorum. Eski alanıma dönmek istiyorum diyenler için yapılması gereken nedir. Burada da il dışından gelenler, eski okulundaki kadro dolu olanlar, eski kadrosu boş olsada yukarıdaki örnekte verdiğimiz gibi eş özrü, tayin vb nedenlerle yeni bir konuma gelmiş bulunup eski okuluna dönemeyecek olanlar için ne yapılmalı? Hukuken eski okulundaki sınıf öğretmeni norm kadrosu dolu olsa bile ben başka okula gitmem diyeni başka yere resen gönderemezsiniz. Çünkü iptal kararından önceki yere gitmek iptal kararlarında asıl olandır. Kararın üzerinden 1 yıl ve birçok atama geçmemiş olsaydı zaten bundan başka seçenekde olmazdı. Ama kamu yararı ve öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanmayan bir hatalı işlemden dolayı mağdur olmaması için idare gerekli önlemi almak zorundadır. Ayrıca bu atamalarda olayla hiçbir ilgisi olmayan üçünçü kişilerin (boşalan sınıf öğretmenliği kadrosuna atananlar gibi) mağdur olmayacak şekilde işlem tesis edilmesi gerekir. Bunun da tek yolu her valiliğin öğretmenlere seçenek sunması olacaktır. Yani öğretmenler gönüllü olarak tercihde bulunurlarsa yeni davalar, yeni mağduriyetler yaşanmaz. Bunun yolu da il dışından gelen, eski okulu dolu veya boş başka bir okula gitmek isteyenlere tercih hakkı verilip özür durumları da dikkate alınarak atama yapılmasıdır. Eski okulunda hala boş norm olup eski okula gönüllü gideceklerde eski okula atanmalıdır. (tercihli atamadan önce bu yapılmalıdır) Şu durumda tek sıkıntılı konu eski okuluna atanmak isteyen ama eski okulunda boş norm olmayan öğretmenlerdir. Bu durumda da öğretmen eski okuluna gönderilir. Çünkü iptal kararının doğası gereği kişi kendi rızası olmadan başka bir yere gönderilemez. Şu durumda eski okulda kim norm fazlası olacaktır. Eğer 1 yıllık süreçte birkaç atamayla öğretmen sirkülasyonu olduysa puanı düşük olan norm fazlası olmalı. Ama o okulda sirkülasyon olmadan alan değiştiren öğretmenin yerine gelen kişi belli ise o öğretmen ya eski okuluna yada boş bir kadroya atanmalıdır. İlk bakışta bu anlattılarımız zor gibi görünebilir. Ama iş bilen, hukukdan anlayan, öğretmenini mağdur etmek istemeyecek ve de en önemlisi yeni davalarla uğraşmak istemeyen milli eğitimler için bu yazdıklarımız çok rahat uygulanabilir. Kaldi ki bakanlığın her uygulamasını dava konusu eden sendikalar bu konuda iş olup bittikten sonra dava açmak yerine önceden yol gösterici, üyesini mağdur etmeyecek öneriler getirmelidir. Bu anlamda sendikaların da, bakanlığında bu konu üzerinde düşünüp hatalı işlemde hiçbir kusuru olmayan öğretmenlerin mağdur olmasını önleyecek tedbileri alması ve valiliklere uygulama birliği açısından görüş belirtmeleri katılımcı demokrasi, çalışma huzuru açısından bir gereklilikdir.

Saygılarımla

Ahmet GÜNGÖR

AJANSKAMU.COM /ÖZEL HABER-

Forumda alan değişikliğinin isteğe bağlı olması için birleşelim arkadaşlar.



YORUMLAR

En yeni ve güncel etkinlikler için bizi takip edin